Pages

21 Haziran 2010 Pazartesi

Cevaplar :)

Değişim başlıklı yazımda bazı sorular vardı cevaplarını merak ettiğim bunların iki tanesinin cevaplarını buraya da eklemek istiyorum kim bilir belki birileri daha merak ediyordur :)?




Ortaköy Camii:



Büyük Mecidiye Camii, halk arasında Ortaköy Camiiİstanbul Boğaziçi’nde Beşiktaş ilçesinin, Ortaköy semtinde sahilde bulunan Neo Barok tarzında bir camiidir.
Cami, Sultan Abdülmecit tarafından Mimar Nigoğos Balyan’a 1853 yılında yaptırılmıştır. Oldukça zarif bir yapı olan cami Barok üslubundadır.Boğaziçi’nde eşsiz bir konuma yerleştirilmiştir. Bütün selatin camilerinde olduğu gibi harim ve hünkar bölümü olmak üzere iki kısımdan oluşur. Geniş ve yüksek pencereler Boğaz’ın değişken ışıklarını caminin içine taşıyacak biçimde düzenlenmiştir.
Merdivenle çıkılan yapının tek şerefeli iki minaresi vardır. Duvarları beyaz kesme taştan yapılmıştır. Tek kubbenin duvarları pembe mozaiktendir. Mihrap mozaik ve mermerden, mimber ise somaki kaplı mermerden yapılmıştır ve ince bir işçiliğin ürünüdür.

Hoşmerim :

Balıkesir'in Havran ilçesinde 500 yılı aşkın bir süredir farklı bir usulle hazırlanan sarı renkli bir tatlıdır. Evliya Çelebi,Seyahatnamesinde bu tatlının,Trabzon'a yerleşen ilk Türk göçebelerinde de görüldüğünü, Havra'na da oradan geçtiğini anlatır(Seyahatname, 9.cild-Yapı Kredi Yayınları)
İlk höşmerim üretimini Orta Asyadan göçler yolu ile gelen Anadolu Yörüklerinin yaptığı bilinmektedir ancak bu tatlının isminin 'Peynir Tatlısı' olarak halk arasında bilindiğidir.
Havran'da ise Osmanlının ilk dönemine uzanan bu tatlıya "Hoşmerim" isminin verilmesi farklı bir hikâyedir.Höşmerime Osmanlı döneminden gelen bir isim konulmuş.Osmanlı Dönemindeki Türk aile yapısında bugünde geçerliliğini kısmen koruyan evli olan kadınlar eşlerine 'Er' veya 'Erim' diye hitap ederdi.Askerden dönen eşine yoksulluk nedeni ile evindeki mutfakta pek bir şey bulamayıp evde bulunan kendi ürettikleri peynirirmik ve şekerden ilk kez yaptığı bir tatlıyı eşine ikram eder ve eşinin tepkisini bekler. Bu tatlıyı ilk kez hazırlayıp eşine sunan genç gelinin çekingen ve korkmuş bir şekilde eşine "Hoş mu erim?" diye sorar ve bu tatlının isminin buradan geldiğine inanılıyor.
Günümüze ise bu tatlının adı 'Hoşmu Erim'den değişikliklere uğrayarak 'Höşmerim' veya 'Höşmelim' adını alır. Yöre ile özdeşleşen bu höşmerim tatlısı bu gün artık Havran ilçesinın simgesi olur.
Yukarıda anlatılan yöresel bir hikaye olabilir fakat Farsça Aş - Maram ikilisinden yani tatlı kaymak ikilisinden geliyor olması etimolojik olarak daha kuvvetli bir ihtimaldir

Kullanılan malzemeler Ve Yapılışı 

MALZEME: 1 su bardağı irmik 50 gr. tereyağ(1/4 paket margarin) 1,5 su bardağı şeker 1 su bardağı süt 1 su bardağı su Yarım su bardağı rendelenmiş dil peyniri veya tuzsuz yağlı peynir
Süslemek İçin:
Kabuksuz badem
YAPILIŞI:
Yağı eritelim. İrmiği ekleyip altın sarısı bir renk alana dek kavuralım. Ayrı bir tencerede şekeri, sütü ve suyu kaynatalım. Bu şerbeti altın sarısı renk alan irmiklerin üzerine dökelim. Dil peynirini rendeleyerek tatlının içine ilave edelim. Peynirler eriyene dek pişirelim. Höşmerimi ateşten indirip, servis tabağına kaşıkla düzgün şekiller vererek alalım. Üzerini kabuksuz bademler ile süsleyelim. Afiyet olsun.

Seveni vardır elbette ama ben pek hoşlaşmadım :)

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


Minik adamlarım

Yalnız...

Yükseliş*

Huzur

...

Balıkçı

"İstanbul"

"uzağa,daha uzağa..."

"Ufaklık"

"eski..."

"saklı..."

"Huzur"

"çocuk olmak"

"geride kalan..."

"mutluluk"

"bekleyiş"

"nostalji"