roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
roman etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
28 Temmuz 2010 Çarşamba
7/24 Kitap okusam :)
OĞULLAR VE RENCİDE RUHLAR
Yazar:Alper Canıgüz
Yayınevi:İletişim Yayınları
Kitap Hakkında:
Alper Canıgüz'le Portfolio dolayısıyla Ferhat hoca sayesinde tanıştım.Aslında çok da geç kalmış sayılmazdım çünkü henüz 3 kitabı yayınlanmış.İlk olarak bunlardan müthiş karmaşık bulduğum Tatlı Rüyalar'ı okudum.
Şimdi ise ikinci kitap Oğullar ve Rencide Ruhlar'la Alper Canıgüz karşımdaydı.Ve bu kitabı diğerinden çok daha kolay okudum.
Kahramanımız Alper Kamu inanılmaz bir karakter ,inanının onun çocuk olduğuna inanamayacaksınız.Film tadında bir kitaptı bir çırpıda okudum,çok güldüm.
Daha önce içinde geçtiği söylenen "çocuk,insanın atasıdır" sözü ise aklımdan hiç çıkmayacak gibi.
Alper Canıgüz'le tanışmak için geç kalmayın derim :)
DÖNÜŞÜM
Yazar: Franz Kafka
Yayınevi: Can Yayınevi
Kitap Hakkında:
İlginç,anlaşılması güç,ağır sanırım bu kelimeler kitabı özetlememe yeter.Kitaba başlamadan önce Kafka ismi tek başına biraz ağır bir eserle karşılaşacağımı düşünmeme yetmişti.Yanılmadım.
Kitap baba-oğul ilişkisi üzerine oluşturulmuş demek sanırım yanlış olmaz.
Gregor Samsa'nın bir sabah böceğe dönüşmüş olarak uyandığı öyküyü anlatan bu kitabın, toplumdan soyutlanan ,herkes tarafından dışlanan insanların hayatlarına bir ayna tutmaya yönelik yazılmış olduğunu düşünüyorum.
Her ne kadar kitabın sonuna doğru ısrarla bir açıklama bekledim durdum,herşeyi bir sonuca bağlayacak bir açıklama ancak çok süpriz şekilde kitap sonlandı.
Yine de okunası bir kitap...
CARRİE GÜNLÜKLERİ
Yazar: Candace Bushnell
Yayınevi:Artemis Yayınları
Çeviri: Beril T. Uğur
Kitap Hakkında:
Bir Sex and the City fanatiği olarak bu kitabı okumak kaçınılmazdı:)
Şöyle her şeye biraz ara verip sadece gülmek ,kafanızı boşaltmak için en doğru kitap emin olun.
Her yazılan kitaba,her verilen emeğe içeriği ne olursa olsun ve ne anlatırsa olsun yada isterse sadece popüler kültürün bir parçası olsun her zaman saygım var.Çünkü ne olursa olsun yazmak önemli,yazmak zor.
Bu kitap da tam anlamıyla birilerinin çerez diye tabir edebileceği nitelikte bir kitap.Ama öylesine sıcak ki , hemen içine alıyor Carrie'nin yaşadıkları sizi üstelik de kendinizden bir şeyler bulduğunuz o olaylarda kah gülüyor kah sinirleniyorsunuz.
Dedim ya olur da canınız sıkkındır,tad tuz kalmamıştır alın okuyun bu kitabı.Erkeklerin ilgisini çekmez kabul ediyorum :) Kızlar sözüm size...
Ve son bir şey kitabın kapağı o kadar güzel ki kütüphanemde nasıl da ışıl ışıl durduğunu anlatamam:)
Etiketler:makale,hüzün,anı,fotoğraf,moda
Alper Canıgüz,
dönüşüm,
kafka,
oğullar ve rencide ruhlar,
roman,
sex and the city
22 Haziran 2010 Salı
Kitap Kurtları :) vol.2
Dün bir kitap okumak için kitaplığıma bakarken elime bir kitap geçti ,ne zamandır okumak istediğim ve inatla okumadığım...
Dokuzuncu Hariciye Koğuşu
Yazar:Peyami Safa
Yayınevi:Ötüken
İlk basım:1937
Yazar Hakkında:
Peyami Safa (1899, İstanbul - 15 Haziran 1961) Türk hikâye ve romancısı. Server Bedi takma ismini de kullanan yazar romanlarının yanı sıra, düşünsel yapıtları, polemikleri, köşe yazarlığı ve gazeteciliği ile de tanınır.
Yazı hayatına 20. Asır'daki hikâyeleriyle başlayan Peyami Safa, tam 43 yıl, hemen hemen hiç ara vermeden Türkiye'de yayımlanan birçok gazete ve dergide çeşitli zamanlarda fıkra, makale, deneme ve romanlarını yayımlamış, son derece verimli bir yazar olmuştur. Kendi kendini yetiştirmiş bir kişi olan Peyami Safa, çağın düşünce akımlarıyla ilgilenmiş, siyasal sorunlar karşısında tavır almış, bu yüzden Türk basınında derin izler bırakan polemiklere girişmiştir. Bunlar arasında en ünlüleri Nâzım Hikmet, Nurullah Ataç, Sabiha ve Zekeriya Sertel ve Aziz Nesin'le yaptığı kalem kavgalarıdır.
İlk romanlarında sola yakın görüşler taşıyan Peyami Safa, bir hastanın psikolojisini anlattığı otobiyografik romanı Dokuzuncu Hariciye Koğuşu’nu (1931) Nazım Hikmet’e ithaf etmişti. Bu roman hariç, 1922-1939 yılları arasında yazdığı Mahşer (1924), Şimşek (1928), Fatih-Harbiye (1931) ve Biz İnsanlar (1939) adlı romanlarında Doğu-Batı sorunsalını karakterlerde somutlaştırarak işledi. Safa, bu romanlarında, ruh hallerini çözümlemede, kurguda, dilinin kıvraklığında, anlatım tekniklerindeki denemelerde başarılı bulunurken romanlarında düşünceyi öne çıkarması dolayısıyla eleştiriler aldı. II. Dünya Savaşı sırasında Nasyonal Sosyalistlere yakınlaşmasıyla dikkat çeken Safa’nın gerçekçi roman çizgisi Matmazel Noraliya’nın Koltuğu (1949) ile mistisizme yöneldi.
İlk uzun hikâyesi Gençliğimiz'i 1922 yılında neşreden Peyami Safa, para kazanmak amacıyla yazdığı kitaplarında, ilk defa ağabeyi İlhami Safa'nın takma ad olarak kullandığı, annesi Server Bedia Hanım'ın adından uyarladığı Server Bedi müstear adını kullanmış, bu takma adla yüzlerce eser vermiştir. Bunlar arasında en sevilenler Cingöz Recai macera romanları ile Cumbadan Rumbaya adlı romanı olmuştur.
Peyami Safa, Türk kültür yaşamında yayımlandığı yıllarda hayli etkili olmuş Hafta, Kültür Haftası (1936, 21 sayı) ve Türk Düşüncesi (1953-1960, 63 sayı) dergilerini çıkarmıştır.
Asıl ününü romancı olarak yapan Peyami Safa, bazı uzun öyküleri ile de dikkati çekmiş, yazar Batılı kaynakların bir "Zalim" olarak tanıttıkları hun hükümdarı Atilla'yı aklamak amacıyla aynı adda bir de tarihsel roman yazmıştır.
Eserleri:
- Roman
Gençliğimiz (1922), Şimşek (1923), Sözde Kızlar (1923), Mahşer (1924), Bir Akşamdı (1924), Süngülerin Gölgesinde (1924), Bir Genç Kız Kalbinin Cürmü (1925), Canan (1925), Dokuzuncu Hariciye Koğuşu (1930), Fatih-Harbiye (1931), Atilla (1931), Bir Tereddüdün Romanı (1933), Matmazel Noralya’nın Koltuğu (1949), Yalnızız (1951), Biz İnsanlar (1959).
- İnceleme - Deneme
Türk İnkılâbına Bakışlar (1938), Büyük Avrupa Anketi (1938), Felsefî Buhran (1939), Millet ve İnsan (1943), Mahutlar (1959), Mistisizm (1961), Nasyonalizm (1961), Sosyalizm (1961), Doğu-Batı Sentezi (1963), Sanat-Edebiyat-Tenkid (1970), Osmanlıca-Türkçe- Uydurmaca (1970), Sosyalizm-Marksizim- Komünizm (1971), Din-İnkılâp-İrtica (1971), Kadın-Aşk-Aile (1973), Yazarlar-Sanatçılar-Meşhurlar (1976), Eğitim-Gençlik-Üniversite (1976), 20. Asır-Avrupa ve Biz (1976).
- Ders Kitapları
Cumhuriyet Mekteplerine Millet Alfabesi (1929), Cumhuriyet Mekteplerine Alfabe (1929), Cumhuriyet Mekteplerine Kıraat (I-IV, 1929), Yeni Talebe Mektupları (1930), Büyük Mektup Nümuneleri (1932), Türk Grameri (1941), Dil Bilgisi (1942), Fransız Grameri (1942), Türkçe İzahlı Fransız Grameri(1948).
- Hikaye
Bir Mekteplinin Hatırası: Karanlıklar Kralı (1913), Siyah Beyaz Hikayeler (1923), İstanbul Hikayeleri, Ateş Böcekleri (1925), Gençliğimiz (1922), Aşk Oyunları, Süngülerin Gölgesinde(1924) Cingöz Recai Maceraları
Kitap hakkında:
Yedi yıldır süren bir hastalık,ızdırap,hayata karşı inat.Diğer yandan çocuksu bir aşk hikayesi ızdırabın gölgesinde.Kitabı okurken ne zaman daha zayıf olan daha güçsüz daha muhtaç olan kazandı ki romanlarda, filmlerde diye düşündüm.Dokuzun Hariciye Koğuşu'nda da yine öyle olmuştu.Nüzhet'in sevdalısı içinde yaşadığı fırtınalı duygularla kaderin ona sunduğuna razı oldu.Nüzhet ise alışılagelmiş hayatının devamı niteliğinde olacak olan yolu seçerek bekleneni yaptı.
Okuyun ,mutlaka okuyun...
Etiketler:makale,hüzün,anı,fotoğraf,moda
dokuzuncu hariciye koğuşu,
peyami safa,
roman
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
Minik adamlarım
Yalnız...
Yükseliş*
Huzur
...
Balıkçı
"İstanbul"
"uzağa,daha uzağa..."
"Ufaklık"
"eski..."
"saklı..."
"Huzur"
"çocuk olmak"
"geride kalan..."
"mutluluk"
"bekleyiş"
"nostalji"


