Pages

18 Kasım 2009 Çarşamba

....

Sessizliğinde zamanın bir başımayım bu gece...Çığlığıyla üzüntümün dayanabileceğimin çok üzerinde herşey...Yürüyorum ardısıra gelen karanlıklara doğru...İnkar inkar üstüne; gerçekliğe,mutluluğa,neşeye dair...Gizlenen her gözyaşının izi kalırmış da yürekte bilmiyormuş kalbim...Unutulmaya çalışılan her acının yükü binermiş de omuzlara anlamamış bedenim...
Saklıyorum her akan gözyaşını üstüne ekleye ekleye hüzünleri.Göğüslercesine her acıyı gizliyorum yüreğimde kalan izleri...
Geceye sığınmak nedir bilir misin? Susarak , konuşmadan yalnızca gözlerinle anlatabilir misin içindekileri...Öylesine uzun zaman oldu ki kelimelerle sarmayalı duygularımı...Zaman öylesine hızla akıp gitti ki ben gözlerimden akıtırken herşeyi boşluğa ansızın...Parçalanıyor her anı yaşamın adeta...Elimden ne gelir ki ben beni unutmuşken gölgesinde geçmişin...Parçalanan her kare silinip gidiyor öylece gözlerimden...
Kanıt olur yere düşen her bir damla yaşananlara dair...Peşini bıraktığım kader çoktan yürümüş yolu da ben kalmış geride çok geride...Şimdi neresinden baksan bu karanlığa yönsüz,yolsuz ışıksızım aslında...
Geceye sığınmak nedir bilir misin?Gördüğün hayallerle çizdiğin bu resmin içine girmeye çalışmak,eğreti durduğun o tablodan kaçarcasına uzaklaşırken bir başka köşesinde yaşamın bir başka maskeyle yeniden başka başka oyunlar oynamak...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder


Minik adamlarım

Yalnız...

Yükseliş*

Huzur

...

Balıkçı

"İstanbul"

"uzağa,daha uzağa..."

"Ufaklık"

"eski..."

"saklı..."

"Huzur"

"çocuk olmak"

"geride kalan..."

"mutluluk"

"bekleyiş"

"nostalji"